Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 29. Toplantısı

-A +A
Yazıcı-dostu sürüm

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK) 29. Toplantısı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) koordinasyonu ile gerçekleştirildi. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu açılış konuşması ile başlayan BTYK toplantısı, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin’in sunumu ile devam etti.

Vilayetler Evi'nde düzenlenen Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 29. Toplantısı'nın açılışında konuşan Başbakan Davutoğlu, bir yeri fethetmenin yetmeyeceğini, aynı şekilde gelecek planlaması yapılabilecek siyasi düzenin sürmesinin de önemli olduğunu söyledi.

İkinci Dünya Savaşı'nda, Avrupalı bilim adamlarının göç etmesinin, Amerika'daki üniversitelerin gelişmesinde büyük etkisi olduğunu belirten Davutoğlu, yine İkinci Dünya Savaşı'ndan kaçan Alman bilim adamlarının etkisiyle başta İstanbul Üniversitesi olmak üzere pek çok üniversitenin bölümlerinin geliştiğini anlattı.

Davutoğlu, Türkiye'nin şimdi de bilim insanlarını cezbedecek şekilde bilimsel ortamın iyileştirildiği bir altyapıya kavuşturulması gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bunun olmazsa olmaz şartları istikrar. Son dönemde özellikle çevre bölgelerde, ülkelerde yaşanan krizler Türkiye'yi tam anlamıyla bir cazibe merkezi haline getirmiş durumda. Bir çok bilim insanı, önemli düşünür, Türkiye'de yaşamayı, çevre ülkelerdeki siyasi krizler dolayısıyla büyük bir avantaj olarak görmekte, bu çerçevede de vatandaşlık müracaatları da dahil olmak üzere hepimizi sevindiren bir gelişme trendi görmekteyiz. Ama burada Türkiye içinde tehdit teşkil eden en önemli husus, terör faaliyetleri bağlamında son dönemde Türkiye'yi de bu jeopolitik kriz kuşağına çekme çabalarıdır. Biz buna karşı mutlaka, hep beraber omuz omuza vermek durumundayız ve Türkiye'nin her türlü terör tehdidi karşısında, bu terör tehdidinin ortaya çıkardığı riskler karşısında bütün kurumlarıyla sivil toplum kuruluşlarıyla aydınlarıyla akademisyenleriyle birlikte tavır almamız, bilimsel hayatımızın gelişmesi bakımından da büyük önem taşıyor."

"Ortak Bir Tutum Sergilemeleri Büyük Önem Taşıyor"

Başbakan Davutoğlu, bütün illerde üniversite kurduklarını, eğer bazı illerde güvenlik şartları sağlanamazsa bu üniversitelerden olumlu bilimsel yayınlar, gelişmeler beklemenin imkânsız olacağını dile getirerek, "Bu dönemde özellikle de belli şehirlerimizde yoğunlaşan terör tehdidi karşısında bilim adamlarımızın açık ve net bir tavırla Türkiye'nin geleceğini tehdit eden bu gelişmeler karşısında ortak bir tutum sergilemeleri büyük önem taşıyor. Her ne suretle olursa olsun Türkiye'nin bu jeopolitik risk kuşağına girmemesi konusunda her türlü tedbiri almaya kararlıyız" diye konuştu.

Demokrasi bağlamında ise Türkiye'nin, fikir, düşünce ve bilimsel özgürlüğün güçlendirildiği bir yeni dönemi 2002'den itibaren yaşadığını söyleyen Davutoğlu, demokrasi ve istikrarı birlikte sürdürmenin önemine işaret etti.

Demokrasinin güçlendirilmesi bağlamında bundan sonra da atılacak adımları yoğunlaştıracaklarını ifade eden Davutoğlu, büyük reform çabalarına öncülük edeceklerini anlattı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "2002 yılında sadece 3,9 milyar tutarındaki Ar-Ge çalışmaları geçen yıl itibarıyla 17,6 milyar tutarına kadar çıktı. Dolayısıyla, gayrisafi milli hasılaya oran itibarıyla da yüzde 0,5 yüzde 1'e çıkmış olduk. Önümüzdeki dönemde inşallah yüzde 3'e bunu çıkarmayı hedefliyoruz" dedi.

Son 13 Yılda 20 Kez Toplandı

BTYK toplantıların 1983 yılında başlayan süreç kapsamında kurulun bugüne kadar 29 kez toplandığını anlatan Davutoğlu, 2002 yılında AK Parti iktidara gelinceye kadar sadece 9 kez, son 13 yılda ise 20 kez toplandığını belirtti.

Başbakan Davutoğlu, hiç eksik olmadan her sene bir araya gelerek bilim ve teknoloji alanındaki düşünceleri, kanaatleri, stratejileri paylaşarak ve geleceğe dönük planlarla ilgili bilim kurul ve kurumlarını ilgilendiren kararlar aldıklarını vurguladı. Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bilimsel gelişmelere baktığınızda tarih boyu 3 asgari unsurun mutlaka olmazsa olmaz şart olarak bilimsel gelişmenin önünü açtığını ve bunların olmayışının bilimsel gelişmeyi engellediğini görüyoruz. Birincisi istikrar, bir düzen, bir kamu düzeni, istikrarın olduğu yerlerde bilim hayatı gelişebilir, çünkü nihayet kargaşanın, kaosun, istikrarsızlığın, terörün, şiddetin olduğu bir alanda her şeyden önce güvenlik konuları bilimsel gelişmenin önünde gelmeye başlar. İkincisi ise fikir özgürlüğü. Fikir özgürlüğünün olmadığı, düşünce özgürlüğünün olmadığı toplumlarda istikrar olsa da bilimsel gelişme olmaz. Çünkü lokomotif düşünceler tartışmaya açılmayan, eleştirilmesi mümkün olmayan varsayımlara dayalı yaklaşımlar, bilimsel gelişmenin önündeki en büyük engellerdir. Üçüncüsü de bilimsel gelişmeleri ve bilimsel paradigmayı sosyal hayata yöneltecek ekonomik kalkınma ve gelişmişlik düzeyi. Bunlardan herhangi birisi eksik olduğunda o ülkede bilimsel gelişmenin sağlanabilmesi mümkün olmaz. "

Başbakan Davutoğlu, değerlendirmelerine şöyle devam etti:

"Aslında bu bizim için çok önemli bir ön şart mahiyetindedir. Çünkü Türkiye bugün çok kritik bir coğrafyada kendi istikrarını koruyarak, demokrasisini yaşatarak ve ekonomik kalkınmasıyla birlikte bilimsel gelişmenin önünü açmayı hedefliyor. Biz bu çerçevede son 13 yılda istikrarlı bir dönem yaşamış olmamız, istikrarlı siyasi bir seyir takip etmiş olmamız, aldığımız kararları uygulayabilme kabiliyetine sahip olmamız dolayısıyla ve aynı dönemde büyük bir ekonomik kalkınma sergilemiş olmamız dolayısıyla, Ar-Ge çalışmalarında büyük bir ivme kazandık."

Ar-Ge Çalışmaları

2002 yılında Ar-Ge faaliyetleri ile bugünkü Ar-Ge çalışmaları karşılaştırıldığında aradaki büyük bir fark olduğuna işaret eden Davutoğlu, "2002 yılında sadece 3,9 milyar tutarındaki Ar-Ge çalışmaları geçen yıl itibarıyla 17, 6 milyar tutarına kadar çıktı. Dolayısıyla gayrisafi milli hasılaya oran itibarıyla da yüzde 0,5 yüzde 1'e çıkmış olduk. Önümüzdeki dönemde inşallah yüzde 3'e bunu çıkarmayı hedefliyoruz. Bugün alacağımız kararla da bu doğrultuda önemli mesafeler alacağımıza inanıyorum" diye konuştu.

Tarihte de bilim insanlarının bilim alanında atılan adımları değerlendirerek adım attıklarını, buna göre gidecekleri ülkeleri seçtiklerini kaydeden Başbakan Davutoğlu, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethettikten sonra İstanbul'u yeniden inşa etmek, bir ekonomik merkez haline dönüştürmek adına bilim insanlarını buraya çekecek teşvikler verdiğini anımsattı.

Bilim Teknoloji Yüksek Kurulu 29. Toplantısına, Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Başbakan yardımcıları Numan Kurtulmuş, Mehmet Şimşek, Lütfi Elvan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu,  Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, BTYK üyeleri ve diğer protokol katıldı.

18.02.2016 Kurumsal, Politikalar