Yerli ve Milli Üretim Teşvik ve Destekleri Etkinliği Düzenlendi

-A +A

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu’nun açılış konuşmasını yaptığı “Yerli ve Milli Üretim Teşvik ve Destekleri” etkinliği 22.10.2018 tarihinde Ankara’da düzenlendi.  BTK Başkanı etkinlikte yaptığı konuşmada, kurumun görev ve yetkileri çerçevesinde fiili olarak yerli ve milli üretimin geliştirilmesine dönük çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal etkinlikte yaptığı konuşmada, ülkemizin cari açık sorununu kalıcı biçimde çözebilmesinin yolunun, sanayimizin yüksek teknoloji ürünleri üretip pazara ulaştırmasından, fayda ve değere dönüştürebilmesinden geçtiğini ifade etti.  Kapasitenin oluşturulması için de Ar-Ge çalışmalarının sürekliliği ve kurumsallığının birincil derecede etkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hasan Mandal, “TÜBİTAK olarak uzun yıllardır misyonumuz; doğası gereği içerdiği teknik belirsizlikten ötürü çok riskli bir alan olan Ar-Ge çalışmalarını destekleyerek, araştırmacılarımızın ve özel sektörümüzün Ar-Ge’ye artan miktar ve oranlarda kaynak ayırmasını teşvik etmektir. Nihai hedefimiz ise hiç kuşkusuz ülkemizde üretilen rekabetçi ürün ve teknolojilerin sağlayacağı yüksek katma değer ile toplumsal refahımızın daha üst seviyelere çıkarılmasına katkı sağlamak.” dedi.

Bugün itibariyle TÜBİTAK desteklerinin etkisine bakıldığında, kapasite oluşturma anlamında önemli bir mesafe alındığını ifade eden Prof. Dr. Mandal, oluşan bu kapasitenin etkin ve verimli kullanımı, yenilikçi ve katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesi, üretilip müşteri ile buluşturulması aşamalarında eksiklikler olduğunu da sözlerine ekledi. Özellikle yüksek teknolojide beklediğimiz sonuca henüz ulaşamadığımıza dikkat çeken Prof. Dr. Mandal, Ülkemizin öncelikli makro hedeflerine ulaşabilmek için tasarlanan ve bu yılın ikinci yarısında başlatılan “TEYDEB 2.0” dönüşümüne vurgu yaptı.

Bu dönüşümle yeni dönemde TÜBİTAK desteklerine, çıktı ve başarı odaklı, kamu-üniversite-sanayi işbirliğine önem veren, yüksek teknoloji ve yüksek katma değeri hedefleyen bir ivme kazandırıldığını ifade eden Prof. Dr. Hasan Mandal, “Önümüzde çok az bir sürenin kaldığı 2023 hedeflerimize ulaşma yönünde bu çabamızın ne kadar gerekli olduğunun altını çizmek isterim.  Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri yapan kurum ve kuruluşlarımızın kendi bünyelerinde sahip olduğu bilgi birikimi ve teknolojik yetkinliklerin işbirliği oluşumlarıyla ve yenilikçi ürün hedefleriyle en hızlı biçimde ulusal ölçekte faydaya dönüştürülmesi, yani ekonomiye yüksek katma değer olarak dönmesi gerekmektedir. Bu eksende, TÜBİTAK olarak bilim teknoloji ve yenilik desteklerimizde gerçekleştirdiğimiz politika değişikliği ve atılımını, sanayimizde de görmek istiyoruz.” dedi.

Günümüzün bilgiye, internete dayalı ekonomik süreçlerinde her geçen gün artan iletişim kapasitesi ve hız gereksinimleri, kablolu/kablosuz iletişim sistemlerini içeren heterojen ağ teknolojilerinin öneminin arttığına değinen Prof. Dr. Hasan Mandal, özellikle genişbant altyapı ve hizmetlerindeki artış ülkelerin refah seviyesinin arttırılması için önemli bir altyapı sağlamaktadır. Gelişmiş ülkelerin ve AB’nin genişbant stratejileri bu alana yatırım yapmanın ne kadar önemli olduğunu açıkça göstermektedir. Avrupa Komisyonu'nun, "Avrupa İçin Dijital Gündem" başlığıyla yayımlanan araştırmasına göre, 5'inci Nesil Mobil Haberleşme Teknolojisi (5G)nin de içinde yer aldığı genişbant teknolojileri taşımacılık, otomotiv, sağlık, çevre ve enerji gibi alanlarda evrensel bir bilgi altyapısı oluşturulmasına imkan vererek sadece iletişim sektöründe değil, bütün alanlarda hayatı kolaylaştıracak "Gelecek kuşak telekom teknolojisi"  olarak tanımlanmaktadır. Yakın zamanda hayatımızı yeniden şekillendirecek olan teknolojiler olarak tanımlanan Nesnelerin İnterneti (IoT) ve Sanayi 4.0 veya Sanayide Dijital dönüşüm kavramlarının en önemli bileşeni de 5G teknolojileri olacaktır. “ açıklamalarında bulundu.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın “Dijital Türkiye Yol Haritası” belgesinde yer alan hedeflerden “veri iletişim altyapısının güçlendirilmesi” kapsamında da genişbant teknolojilerinin oluşturulması ve yaygınlaştırılması boyutunun özellikle vurgulandığına değinen Prof.Dr. Mandal, “TÜBİTAK TEYDEB olarak yeni nesil iletişim teknolojilerinin (5G dahil) geliştirilmesi ve bu alanda ulusal kapasite oluşturulması için 2013 yılından itibaren  Genişbant  ve Mobil İletişim Teknolojieri konularında çağrılara çıkılarak proje başvuruları alınmakta ve desteklenmektedir. Şimdiye kadar, bu konularda açılan 19 çağrıyla 98 projeye yaklaşık 155 Milyon TL ile destek sağlanması planlamıştır.” açıklamalarında bulundu.

Prof.Dr. Hasan Mandal, ülkemizdeki 5G kapasitesinin etkin kullanılması amacıyla Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu (BTK) öncülüğünde kurulan Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi koordinasyonuyla uçtan uca, tüm bileşenlerin yerli ve milli olarak geliştirileceği bir 5G projesi çalışması başlatıldığını, projenin TÜBİTAK’a sunulduğunu ve destek kararı verildiğini sözlerine ekledi.

TÜBİTAK’ın yeni dönemde katma değeri yüksek hedeflere ulaşabilmek için öncelikle yüksek teknolojide “yenilik işbirliği ağları” olarak adlandırılan ağ ve küme gibi yapılanmalarının desteklenmesi gerektiği anlayışına vardığını belirten Prof.Dr. Mandal, “KOBİlerin, büyük şirketlerin, fon sağlayıcıların, üniversitelerin ve düzenleyici kurum olarak kamunun oluşturacağı “yenilik işbirliği ağları”, 5G’de olduğu gibi diğer alanlarda da hedefleyecekleri ürün ya da ürün grubunun geliştirilmesi için yol haritası belirleyebilmeli, biz de TÜBİTAK olarak bu yol haritaları ışığında çağrılar açıp göreceli olarak kıt kaynaklarımızı belirlenmiş tematik hedeflere odaklayarak verimli ve etkin kullanabilmeliyiz.” dedi.

Bu anlayışla geliştirilen SAYEM (Sanayi Yenilik Ağları Mekanizması) hakkında bilgi veren Prof.Dr. Hasan Mandal,  “Genişbant teknolojilerinde de bundan sonra yeni güçlü ortaklıklar, yeni hedefler belirleyecek aktörlerin birlikte, SAYEM mekanizmasının çatısı altında, çok daha kapsamlı ve büyük hedeflere yol alabileceğine inanıyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.  

Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi konuşmasında, Başkanlık olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu tüm sistem ve platformlarının, alt sistem bileşen ve teknolojilerinin yerli ve milli olarak kazanılmasına odaklanmış çalışmalar yürüttüklerini bildirdi.

OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın ise raylı sistemlerin yerlileştirilmesi konusunda Türkiye'nin bir başarı hikâyesi yazdığını vurgulayarak, "BTK'nın dirayetli yöneticilerinin katkısıyla burada da yerli ve milli bir sektör oluşacağına inanıyorum. Üniversite, sanayi ve özel sektör bir araya geldi. Hep beraber ülkemizin yerli ve milli stratejik vizyonunu hayata geçireceğiz. Bu imkân ve kabiliyetimiz var" dedi.

Fotoğraflar

23.10.2018