Türkiye Bilim ve Teknoloji Merkezleri Konferansı’nın İlki Gerçekleştirildi

-A +A
Yazıcı-dostu sürüm

TÜBİTAK’ın, Türkiye’de bilim ve teknolojinin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi amacıyla, kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren paydaşları bir araya getirmek ve paydaşların birbiriyle ilişkilerini geliştirmek amacı doğrultusunda işbirliği yapan Konya Büyükşehir Belediyesi ve TÜBİTAK, Konya Bilim Merkezi’nde, 17-18 Mayıs 2017 tarihlerinde “Türkiye Bilim ve Teknoloji Merkezleri Konferansı”nı gerçekleştirdi.

Konferansa Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Hasan Ali Çelik, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin, Konya Valisi Yakup Canbolat, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, TÜBİTAK yöneticileri, bilim merkezleri, müzeler, akademisyenler, özel sektör ve kamu temsilcileri katıldı.

Bilim merkezi sergi tasarım ve üretim süreçleri, eğitim alanları, planetaryum, STEM eğitimi uygulamaları, TÜBİTAK Bilim ve Toplum destekleri konularında sunumların yapıldığı Konferans kapsamında, bilim ve teknoloji merkezleri ve firmalar stant açtılar.

Konferansta konuşan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin, TÜBİTAK’ın ülkemizde bilim ve teknolojinin toplumda yaygınlaştırılmasını ve geliştirilmesini amaçladığını, bu amaç doğrultusunda kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren paydaşların bir araya gelerek ilişkilerini geliştirdiğini, işbirlikleri yaptığını, toplumda bilim ve teknoloji farkındalığı oluşturan yenilikçi ve üretken bir iklim oluşturmayı hedeflediğini söyledi.

“Bu doğrultuda bilim merkezlerinin kurulması, desteklenmesi ve tüm ülke çapında yaygınlaştırılması TÜBİTAK’ın bilimin yaygınlaştırılması misyonunun bir uzantısıdır. TÜBİTAK, bilim merkezlerinin toplumumuzda bilim kültürünü yaygınlaştırmak için son derece kritik bir rol üstleneceği öngörüsünden yola çıkarak, ülkemizde bu merkezlerin kurulmasını ve yıllar içinde sayılarının artırılmasını hedeflemektedir” diye konuşan Prof. Ergin, sözlerine şöyle devam etti:

 

Bu yıl ilkini düzenlediğimiz Türkiye Bilim ve Teknoloji Merkezleri Konferansını, TÜBİTAK tarafından desteklenen bir bilim merkezi projesinin paydaşı olan Konya Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştiriyoruz. Bu tür etkinlikler gençlerimizi bilime, bilimsel düşünmeye, yenilikçiliğe yönelttiği için çok önemlidir. Konya Büyükşehir Belediyemizin gösterdiği hassasiyetten ve olaylara bilimsel bakış açısından dolayı Belediye Başkanımızın şahsında emeği geçenlere teşekkürü bir borç bilirim. Büyük Türk-Müslüman filozofu El Farabi’nin, ölümsüz eseri Fazilet Şehri’nde dediği gibi, bütün siyasi sistemlerin hedefi, vatandaşlarının, akıl, adalet, eşitlik, dayanışma, saygı ve dostluk temeline dayanan erdemli bir yaşam sürmelerini sağlamaktır.

 

Bilim ve teknoloji üretme, araştırma, geliştirme hedefi Türkiye'nin muhakkak ki öncelikli konularının başında gelmektedir. Bilgi ve teknoloji transfer eden bir ülke olmaktan, bilgi ve teknoloji üreten bir ülke konumuna geçmek zorundayız. Bilim ve teknoloji birikimi bir ülkenin ortak potansiyelidir. Bir ülkenin ortak potansiyeli de bütün toplumun refahını doğrudan etkilemektedir.

Bir ülkeyi güçlü yapan birçok unsur vardır ama bunlardan en önemlisi o ülkenin bilgi üretebilme ve üretilen bilgiyi kullanabilme kapasitesidir, yeteneğidir. Bu da kendiliğinden olacak bir olgu değildir. Olayı teşvik ederseniz, sahiplenirseniz, bu konuyla ilgili çok iyi bir iklim oluşturursanız, problemleri yok ederseniz, o zaman bilim üretmede dünyada öne geçersiniz. Örnek ve takip edilen ülke haline gelirsiniz.

Ülkemizde son yıllarda bilimde, buluşta, markada, patentte memnuniyet verici gelişmeler olduğunu hepimiz görüyoruz. Prof. Dr. Aziz Sancar’ın Nobel ödülü alması bilgi üretme, bilimsel düşüncede önde olma azmimizi artırmıştır. Prof. Dr. Aziz Sancar, bilim camiamıza tetikleyici etki yapmıştır. Gençlerimiz, bilim insanlarımız uluslararası arenada başarılı buluşlar yapmaya başlamışlardır.”

 

Türkiye’nin, farklı kültürlerle zenginleşerek gelişmiş, insanlık tarihine damga vurmuş bir medeniyetin mirasçısı olduğuna değinen Prof. Ergin, “Biz bu mirasımızı bugün tekrar harekete geçirdik ve yeniden çağlara damga vuracağız. Başarılarımız her geçen gün daha da artacaktır. Çünkü bu aziz millet bu başarıyı daha önce yakalamıştır. Günümüzde bile bilimin abide isimleri sayılan Farabi’yi, İbn-i Sina’yı, El-Cezeri’yi, İbn-i Haldun’u, Biruni’yi, Hayyam’ı, Ali Kuşçu’yu ve daha nicelerini yetiştirmiş bir medeniyetin mensupları olarak bu başarıyı tekrar yakalayacak alt yapımız bulunmaktadır. Şunu hiçbir zaman unutmayalım ki, büyük gelecekler, büyük geçmişlerin bilgi ve birikimiyle kurulur” dedi.

 

Bilim Merkezleri Bilimin Sempatik Yüzünü Bizlere Gösteriyor

 

Hepimizin bilimi kitaplarda, laboratuvarlarda gördüğünü, çok azımızın çocukluğumuzda bilimin hayatın her anında ve her köşesinde olduğunun farkında olduğunu, en azından öğrenciliğimizde, bilimin hep zor, hep soğuk yüzüyle karşı karşıya kaldığımızı belirten Prof. Ergin, “Bilim Merkezleri dokunarak öğrenme, bilimle buluşma, bilimin sempatik yüzü ile karşılaşma, bilimi bir yaşam biçimi haline getirme açısından ayrıca çok değerlidir. Uygulamalı etkinlikler yapmak, gözlem yapmak, veri toplamak, bilimsel olarak neler olduğuna dair çıkarımlarda bulunmak ve çıkarımlarını denemek çocuklarımızı cesaretlendirmektedir” diye konuştu.

 

Dünyada, 2 bin 400 bilim merkezinin her yıl yaklaşık 290 milyon kişi tarafından ziyaret edildiğini belirten Prof. Ergin, “faaliyette olan bilim merkezlerine, özellikle de Konya’ya başka illerden ziyaretlerin olması, turların düzenlenmesi bizleri sevindirmektedir. Demek ki, bilimsel ve kültürel iklimin oluşmasında önemli bir mesafe kat ettik. Temennim odur ki, öyle bir noktaya gelelim, dünyanın değişik ülkelerinden bizim bilim ve teknoloji merkezlerimize ziyarete gelenler olsun.

 

Bilim merkezlerinin Konya örneğinde olduğu gibi tüm şehirlerimize bir hareketlilik getirmesini temenni ediyorum. Umarım bu merkezler sayesinde çocuklarımız bilimin hayal dünyasında, hayatın gerçeklerinin farkında olarak daha üretken, daha kendine güvenen bireyler olarak yetişirler. Umarım bu şehirlerimiz bilim ve kültürün birer marka şehirleri haline gelirler. Bu başarıyı daha da ileriye taşımak zorundayız. Yenilikçilik ve kalkınmayla ilgili toplumda bir ekosistem oluşturmak için pedagojik bir kampanya yürütmeliyiz” dedi.

24.05.2017