Yeni TÜBİTAK’ın Yeni Destek Programları Açıklandı

-A +A
Yazıcı-dostu sürüm

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından, ülkemizin 2023 hedefleri doğrultusunda yakın dönemde yürütülmeye başlanacak olan destek programları, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü ile YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın katılımıyla, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal tarafından, TÜBİTAK Feza Gürsey Toplantı Salonunda kamuoyuna tanıtıldı.

Prof. Dr. Hasan Mandal, açılış konuşmasında, TÜBİTAK’ın üniversitelerin, akademinin ilişkide bulunduğu en önemli kurumların başında geldiğini; ülkemizin bilim, teknoloji, yenilik politikalarının belirlenmesi sürecine katkı verdiği, destek programlarının düzenleyicisi ve uygulayıcısı olduğunu ifade etti. Ülkemizin 2023 Yılı Hedeflerini hatırlatan Prof. Dr. Mandal, “10 büyük ekonomiden biri olmayı hedefliyoruz. TÜBİTAK da, bu hedefe ulaşma görevini, kendi yasal çerçevesinde, görev tanımları çerçevesinde, başarılı ve yetkin bir biçimde, paydaşlarıyla işbirliği yaparak, yerine getirmeye çalışıyor” dedi. Türkiye’nin rekabet ettiği ülkelere bakıldığında, nitelikli bilgi üretiminin ve bu nitelikli bilgiyi üreten nitelikli insan kaynağının ön plana çıktığına işaret eden Prof. Dr. Mandal, “Dünya’daki TÜBİTAK benzeri kurumların ne tip destek programları uyguladığına, kendi politikalarını nasıl değiştirdiklerine, yenilediklerine bakıyoruz. Değişik zamanlarda toplantılar gerçekleştirdik, hem üniversitelerimiz boyutunda, hem Ar-Ge Merkezleri boyutunda, hem de teknopark ve girişimciler boyutunda. Araştırmacılarımızla, firmalarımızla, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanımızla, YÖK Başkanımızla gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sonrasında, bugün size açıklayacağımız yeni destek programlarını oluşturduk” diye konuştu.

 

YÖK Başkanı Saraç: “Türkiye, 137 Ülke Arasında Yükseköğretime Erişim Noktasında Dünyada 2. Sırada Yer Alıyor"

 

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, yükseköğretime erişim sorununun gündemden çıktığını, Türkiye'nin, yükseköğretime erişim noktasında 137 ülke arasında ikinci sırada yer aldığını bildirdi. Bunun en önemli göstergesinin, 2017 yılı Dünya Ekonomi Forumu'nun Türkiye raporu olduğunu aktaran Prof. Dr. Saraç, bugün itibarıyla yükseköğretim sisteminde 205 yükseköğretim kurumu ile 46 bini aşkın programın bulunduğunu aktardı. Prof. Dr. Saraç, yükseköğretime erişim ve yükseköğretimde kalitenin, yükseköğretim alanının birbiriyle ilişkili iki temel konusu olduğuna dikkati çekerek, "Şimdi bugünün vazifesi, yükseköğretimde kalite üzerinde yoğunlaşmaktır. Bundan dolayı kaliteyi önceleyen bir anlayışla çalışmalar yürütmeye devam ediyoruz" diye konuştu. Türkiye'de son dönemde birçok alanda reformlar gerçekleştirildiğini ifade eden Prof. Dr. Saraç, benzer reformları eğitim, kültür, sanat alanlarında da gerçekleştirmek, insan merkezli kalkınmayı sağlamak için yoğun çalışmalar yapıldığını belirtti. Prof. Dr. Saraç, "Ulaşmak istediğimiz insani, sosyal ve kültürel kalkınmışlık seviyesine erişmemizin ancak nitelikli insan gücü ve nitelikli bilgi üretimiyle mümkün olacağı muhakkaktır" dedi. Prof. Dr. Saraç, geleceğin inşasında en stratejik ve en önemli konunun, teknolojik gelişmelerle birlikte çok hızlı ve sürekli değişen sosyo ekonomik yapı, değişen yapıya uyum sağlayabilecek beşeri sermayeye duyulan ihtiyaç kapsamında her seviyede eğitime ve insana yapılacak yatırımlar olduğuna dikkati çekerek, "Yeni YÖK olarak son yıllarda gerçekleştirdiğimiz önemli yenilikler, yükseköğretimde planladığımız, uygulamaya koyduğumuz büyük düzenlemeler, devam eden çalışmalarımız ve yeni projelerimiz, kalite merkezli büyüme ve buna bağlı tüm süreçlerin iyileştirilebilmesi, geliştirilebilmesi içindir" dedi.

 

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal: "Temel Desteklere 1,6 Milyar Lira Aktardık"

 

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın konuşmasının ardından, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “Ülkemizin 2023 Yılı Hedefleri Doğrultusunda Yeni TÜBİTAK’ın Yakın Dönemdeki Destek Programlarının Tanıtımı”nı içeren bir sunum yaptı. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal TÜBİTAK’ta yaklaşık 5 bin kişinin istihdam edildiğini ve bu kişilerin 4 binin ülkemiz için stratejik ve kritik teknolojiler üzerinde çalıştığını bildirdi. TÜBİTAK’ın, Türkiye’nin geleceği için çok önemli olduğunu ve kurum çalışanlarının da büyük gayret gösterdiğini dile getiren Prof. Dr. Mandal, “TÜBİTAK benzeri kurumların kendilerini nasıl geliştirdiklerini inceledik. Yapılan istişareler sonrasında yeni destek programlarını oluşturduk.” dedi. TÜBİTAK’ın temel destek programları kapsamında 2017 yılında toplam 1,6 milyar liralık kaynak aktarımı yapıldığını belirten Prof. Dr. Mandal, desteklere ayrılan kaynağın önemli ölçüde arttığını söyledi. TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Küresel Rekabetçilik Endeksinde (2017-2018), Türkiye’nin 137 ülke arasında 53. sırada bulunduğunu vurgulayarak, “Ülkemizin, yüksek teknoloji odağının güçlendirilmesi gerekiyor. Destek sistemleri daha çok girdi odaklı tasarlanmış, çıktılar yeterince iyi ölçülmüyor. Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri sonucu ticarileşme faaliyetleri oldukça zayıf kalıyor. Büyük bütçeli Ar-Ge konsorsiyum projelerine yönelik ara çıktılar üzerinden kontrol noktaları oluşturulmasına izin veren aşamalı destek sistemi bulunmuyor. Teknoloji şirketlerine danışmanlık, mentörlük yapacak ara yüzlerin artırılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Mandal sunumunda, TÜBİTAK’ın yeni dönemde çağrıya çıkacağı ve destek vereceği program başlıklarını şöyle aktardı: “Mükemmeliyet Merkezleri Destek Programı, Sanayi Yenilik Ağları Destek Programı, Sanayi Doktora Programı Destek Programı, Uluslararası Ar-Ge ve Yenilik İşbirlikleri Destek Programı, Girişim Sermayesi Ekosisteminin Teşvik Edilmesi Destek Programı, Teknoloji Tabanlı Girişimlerin Desteklenmesine Yönelik Destek Programı.”. TÜBİTAK Başkanı sunumunda, ayrıca burs programları aracılığıyla disiplinler arası yetkinlik oluşumuna katkı sağlanacağını, TÜBİTAK stratejilerinde katılımcılık, şeffaflık ve esneklik başlığı kapsamında, üniversite, özel sektör, kamu ve STK paydaşlarıyla yapılan ortak akıl toplantılarına devam edileceği ve belirlenen başlıklarda ortak akıl toplantıları düzenleneceğini, TÜBİTAK Araştırma Merkezleri ve Enstitülerinin başta özel sektör olmak üzere tüm bilim, teknoloji ve yenilik ekosistemi paydaşlarıyla işbirliğinin artırılacağını ve geliştirileceğini, destek programı esaslı yaklaşımdan ihtisas alanı odaklı program yönetimi yaklaşımına geçileceğini aktardı. TÜBİTAK Başkanı destek programları çağrılarının haziran itibariyle açılmaya başlanacağını programlara ilişkin detayların ise TÜBİTAK tarafından duyurulacağını kaydetti.

 

Bakan Özlü: “TÜBİTAK Ülkemizin Geleceği Açısından Hayati Bir İşlevi Yerine Getiriyor”

 

Prof. Dr. Mandal’ın sunumunun ardından, kapanış konuşması için söz alan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, Türkiye’de bilimin ve teknolojinin amiral gemisinin TÜBİTAK olduğunu her fırsatta dile getirdiğini hatırlattı. Bilim ve teknolojinin sadece bugünümüz için değil, esasen geleceğimiz için belirleyici ve yol gösterici olacağını dile getiren Bakan Özlü, “Bu anlamda, TÜBİTAK, ülkemizin geleceği açısından son derece hayati bir işlevi ve misyonu yerine getiriyor. Bu misyonun gelişmesi, büyümesi ve somut sonuçlara ulaşması için hepimiz elimizden geleni yapmak durumundayız. Çünkü geleceğin temel parametresi bilim ve teknolojidir” dedi. Bilimden kopuk bir teknolojinin, teknolojiden kopuk bir sanayinin düşünülemeyeceğine işaret eden Bakan Özlü, “Bugün, bilim ve teknoloji adına yaptığımız her şey, geleceğimizin nasıl olacağını doğrudan etkileyecek. Bu anlamda, bizim bütün gayretimiz, bilim merkezi, teknoloji üssü ve ileri sanayi ülkesi bir Türkiye hedefine ulaşmaktır” dedi. Bu hedefe giden yolda, TÜBİTAK’a ve üniversitelerimize büyük görevler düştüğüne değinen Bakan Özlü, bilim ve teknoloji alanında Türkiye’ye bir sıçrama yaptırmak için bütün kurumlarımızın ahenk içinde çalışması gerektiğini söyledi. “Güçlü bir bilim ve teknoloji politikası üretmemiz tek başına yeterli değil. Ürettiğimiz politikaları sürdürülebilir kılmak, bilimden teknolojiye, teknolojiden sanayiye, sanayiden de ürüne kuvvetli bir bağ kurmak zorundayız” diyen Bakan Özlü, bilim ve teknoloji politikaları ile sanayi politikalarını aynı düzlemde ele aldıklarını belirtti.

 

“Yeni TÜBİTAK Daha Esnek, Daha Aktif, Daha Çözüm Odaklı, Daha Kapsayıcı, Daha Üretken”

 

Yeni TÜBİTAK ile tarif edilen yapının daha esnek, daha aktif, daha çözüm odaklı, daha kapsayıcı, daha üretken bir yapılanma olduğunu ifade eden Bakan Özlü, “TÜBİTAK, bilim ve teknoloji politikamızın merkezi ve beynidir. 55 yıldır bilim ve teknoloji dünyamıza hizmet eden TÜBİTAK, önümüzdeki yıllarda da bilim insanlarımız, üniversitelerimiz, araştırmacılarımız ve özel sektörümüz için en ciddi paydaş, en güvenilir çözüm ortağı olmaya devam edecek. Özel sektöre yönelik yürütülen destek programları kapsamında TÜBİTAK olarak 1995-2002 yılları arasında 1159 proje için toplam 490 milyon TL destek sağladık. 2003-2017 yılları arasında sağlanan destek miktarı ise yaklaşık 14 kat artarak 6.7 milyar liraya yükseldi. Elbette ki bu rakamın yeterli olduğunu düşünmüyoruz. Yine aynı dönemde TÜBİTAK aracılığıyla 10.8 milyar liralık araştırma geliştirme hacmi oluşturduk. Sadece 2017 yılında, özel sektöre yönelik destek programları kapsamında toplam 494 milyon lira hibe desteği sağladık. Teknogirişim Sermaye Desteği Programı ile genç ve yenilikçi girişimci adaylarının hayallerini gerçekleştirmelerine katkı sunuyoruz. Bugüne kadar 2335 teknogirişim firmasını destekledik. Akademik projelere sağladığımız destek miktarı ise, 2002 yılına göre 44 kat artarak, 858 milyon liraya yükseldi” diye konuştu. Bu destek programlarıyla esas olarak üniversite ile TÜBİTAK arasındaki bağları güçlendirmeyi hedeflediklerini söyleyen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü, “Bugünkü toplantımızda bunları değerlendiğimizi, sizlerden önemli katkılar geldiğini düşünüyorum. Bunları TÜBİTAK Başkanı ile birlikte değerlendireceğiz. TÜBİTAK’ın yeni misyonu, yeni vizyonu çerçevesinde hayırlara vesile olacağını düşünüyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.

 

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal'ın sunumu için lütfen tıklayınız.

 

05.06.2018