Tersine Beyin Göçüyle 248 Araştırmacı Türkiye’ye Geri Döndü

-A +A
Yazıcı-dostu sürüm

TÜBİTAK, geçmiş yıllarda yurt dışına giden bilim insanlarının Türkiye’ye geri dönmesi için 4 yıldır ABD’de “Hedef Türkiye Çalıştayları” düzenliyor. Çalıştaylar ve TÜBİTAK’ın burs programları kapsamında 248 araştırmacı evine geri döndü. 717 bilim insanı da ortak çalışmalar için geçici sürelerde Türkiye’de görev yaptı.

Türkiye’de son yıllarda uygulanan politika ve stratejilerle bilim ve teknoloji alanında büyük bir atılım gerçekleşiyor. Ar-Ge için ayrılan kaynak ve yatırımlar önemli derecede artarken, oluşan fırsatlar ile Türkiye önemli bir cazibe merkezi haline geliyor. Yaşanan olumlu gelişmelerle birlikte daha önce yurt dışına giden bilim insanları Türkiye’ye dönüş yapıyor.

ABD’deki Araştırmacılara Eve Dönüş Daveti

Tersine beyin göçünün hızlanması için TÜBİTAK Uluslararası İşbirliği Daire Başkanlığı, ‘Beyin göçü beyin gücüne dönüşüyor’ sloganıyla 2010 yılından bu yana ABD’de “Hedef Türkiye Çalıştayları” düzenliyor. Dönüş fırsatlarının anlatıldığı çalıştayların dördüncüsü bu yıl 10-12 Nisan’da Houston, Raleigh ve Atlanta şehirlerinde gerçekleştirildi. Şimdiye kadar ABD ve Kanada’da toplam 11 farklı noktada gerçekleştirilen çalıştayların bu yılki ayağına ilgi büyük oldu. Türk araştırmacılara geri dönüş fırsatları sunmak amacıyla Türkiye’den 26 kurum ve kuruluş yetkilisi ABD’ye gitti. 19 üniversite ile birlikte TÜBİTAK MAM, TÜBİTAK BİLGEM, ASELSAN, TOFAŞ, GATE Elektronik AŞ, TUSAŞ Motor Sanayii AŞ ve Başbakanlık Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’ndan yetkililer, ABD’de çeşitli üniversite ve sanayi kuruluşlarında görev yapan 250 araştırmacı ile bir araya geldi. Tanıtım masalarında kurumlar ile araştırmacılar ikili görüşmelerde bulundu. Görüşmelerde kurumlarındaki açık pozisyonları araştırmacılarla paylaştılar. Çalıştaylarda Türk Araştırma Alanı’ndaki son gelişmeler, araştırmacıların Türkiye’ye dönerken ve döndükten sonra kullanabilecekleri destekler hakkında detaylı bilgi sunuldu. Bu programlardan faydalanarak Türkiye’ye dönüş yapan araştırmacıların başarı hikayeleri paylaşıldı.

248 Araştırmacı Türkiye’ye Geri Döndü

Avrupa Komisyonu’nun Avrupa’ya dönüş için sunduğu desteklere başvurularda Türkiye, diğer ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor. TÜBİTAK, geliştirdiği projeler ve sağladığı araştırma destekleriyle nitelikli insan kaynağını geliştirmek, Türkiye’yi uluslararası bir cazibe merkezi haline getirerek beyin göçünü tersine çevirmek için çalışmalarına devam ediyor. TÜBİTAK’ın yürüttüğü faaliyetler kapsamında bugüne kadar 248 araştırmacı, Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı “Marie Curie Araştırma Programları ve Bursları” destekleri ile Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı (BİDEB) burslarından yararlanarak Türkiye’ye geri döndü. 248 araştırmacının yanı sıra yine BİDEB’in 2221 Burs Programı kapsamında da 717 bilim insanı ortak çalışmalar için geçici sürelerde Türkiye’de görev yaptı. Türkiye’deki cazip araştırma ortamı yabancı bilim insanlarının da ilgisini çekiyor. Türk araştırmacıların yanı sıra yabancı bilim insanları da Türkiye’ye gelmek istiyor.

Tersine Beyin Göçü ile Bilgi Transferi Hızlanıyor

Tersine beyin göçü programlarıyla gelen araştırmacıların istihdamı, devlet ve özel üniversitelerin yanı sıra Ar-Ge odaklı sanayi kuruluşlarının da öncelikleri arasında yer alıyor. Türk üniversiteleri ve özel sektör, gelişmiş ülkelerden her türlü bilimsel konuda bilgi transferini kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacı ile Türkiye’ye geri dönüş yapan araştırmacıları istihdam etmeye yönelik stratejiler geliştiriyor. Gelen araştırmacılar özellikle mühendislik ve ileri teknolojiler konusunda geldikleri kuruluşların araştırma kapasitesine ve dolayısıyla Türkiye Araştırma Alanı’nın derinleşmesine katkı sağlıyor.

Türkiye’deki İmkanlar Araştırmacıları Cezbediyor

Tersine beyin göçü ile Türkiye’ye gelen araştırmacılar, üniversite ve sanayi kuruluşlarında çalışmaya başlayarak kısa sürede önemli başarılara imza attı. Türkiye’nin 15 yıl öncesiyle karşılaştırılamayacak derecede değiştiğini ve bilimsel çalışmaların artık değer bulduğunu anlatan araştırmacılar, geri dönüşlerindeki memnuniyeti ifade ettiler.

 

“Türkiye’ye dönülmez imajı yıkıldı”

Yrd. Doç. Dr. Ayşe Begüm Tekinay (Bilkent Üniv.): ABD’deki Rockefeller Üniversitesi'nde 10 yıl moleküler biyoloji alanında araştırmalarda bulundum. 2009’da Türkiye’ye dönüş yaptım ve araştırmalarımı Bilkent Üniversitesi Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezinde (UNAM) sürdürüyorum. ABD’ye gittiğim yıllarda Türkiye’deki imkanlar çok sınırlıydı. Bizim araştırmalarımız çok para isteyen araştırmalardı. O yüzden geri dönüp dönemeyeceğimiz konusunda kararsızdık. Artık Türkiye’deki imkanlar çok gelişti. ABD’deki çalışma ortamımızdan farksız güzel bir merkezde çalışıyorum. Türkiye’de yurt dışına göre daha kolay ve ulaşılabilir imkanlar var. Burada iyi ve kaliteli bir iş yapıyorsanız TÜBİTAK, Avrupa Birliği ve diğer kurumlardan çok ciddi destekler alıyorsunuz. Hem de kendi ülkemizin gençlerini yetiştiriyoruz. Artık Türkiye’ye dönülmez imajı yıkıldı. Türkiye’de çok iyi araştırmalar yapılıyor. Arkadaşlarımızın hepsine de geri dönün burada yapacak çok iş var diyorum.

 

“Türkiye’de araştırma için her türlü imkan ve altyapı var”

Doç. Dr. Bahadır Tunaboylu (MAM Malzeme Enstitüsü): ABD’de yaklaşık 21 yıl kaldım. Master ve doktoranın ardından özel firmalarda Ar-Ge yöneticisi olarak çalıştım. Özel bir üniversiteden öğretim üyeliği teklifi üzerine Türkiye’ye geri döndüm. Ülkemizdeki fonlamalar ile araştırma ortamının değişmesi ve artması geri dönüşümü kolaylaştırdı. 1990’lı yılların sonuna doğruda dönecektim ama o zaman Türkiye’deki araştırma fonları bu kadar yaygın değildi. Ülkemiz zengin bir araştırma alt yapısına kavuşuyor. İleri teknolojiye ve Ar-Ge’ye dönük çalışmalar artmış durumda. ABD’deki sistem burada nüve olarak uygulanıyor. Her türlü imkan ve alt yapı var. Dünya ile yarışacak duruma geldi ve elindeki imkanlar ile bir çok ülkeye göre daha dinamik. Bu ortam nedeniyle bir çok araştırmacı Türkiye’yi tercih ediyor. Türkiye’ye gelmek isteyen araştırmacıların döndükten sonra memnun olacakları ortamı bulacaklarına inanıyorum.

 

“Geri dönüş yapmak isteyenler için imkanlar çok geniş”

Yrd. Doç. Dr. Orçun Kepez (Kadir Has Üniv.): İTÜ Mimarlık Fakültesi’nden mezun olup masterımı tamamladıktan sonra 2002 yılında ABD’ye gittim. North Carolina Üniversitesi’nde alanımla ilgili çalışmaların ardından tersine beyin göçü ile 2008 yılında ülkeme dönme kararı aldım. Şuan Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümü başkanlığı görevini yürütüyorum. Türkiye’ye geldikten sonra Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programı kapsamındaki Marie Curie Araştırma Programına bir araştırma projesi önerisi verdim ve bu kabul edildi. Bu proje ile ilk araştırma ekibimi kurdum. ABD’de başladığım çalışmalara burada devam etme fırsatı yakaladım. Araştırma ilgi alanım mekan ve mekanın insan sağlığı üzerindeki etkileri. Geldikten sonra bulduğum imkanlar sayesinde dışarıda yapmak istediklerimi ülkemde yapmamı sağladı. Özellikle sosyal bilim alanında olan arkadaşlar ABD’de fon bulma noktasında sıkıntı yaşamıştır. Avrupa’da ve ülkemizde sosyal bilimler alanında çok fazla fon fırsatları bulunuyor. Geri dönüş için her türlü imkan ve destek var.

 

“Dönüş yaptığım için çok mutluyum”

Yusuf Yusufoğlu (ARÇELİK): ABD’de 6 yıl kaldım. Bu sürede TÜBİTAK’ın 2010 yılında düzenlediği “Hedef Türkiye” çalıştayına katıldım. Çalıştayda Arçelik firmasıyla görüştüm. Türkiye’de araştırmalara önem verildiğini görmek çok hoşuma gitti ve dönmeye karar verdim. Başta ABD’deki imkanları Türkiye’de bulabilir miyim diye çekincelerim vardı ama görünce altyapının ve araştırma imkanlarının ne kadar iyi olduğunu gördüm. Firmadaki 2 yıllık görevim boyunca 2 patentim oldu. TÜBİTAK’ın desteğiyle Marie Curie Araştırma Bursu almaya hak kazandım. Şuan bir makale yazma aşamasına geldim. Sanayiden gelip makale yazarak yine önemli bir çalışma yaptım. İki senede sıfırdan başlayarak üretimde kullanılacak olan bir yalıtım sistemini geliştirdik ve bu yakında yatırıma dönüşecek. Türkiye’de çok güzel olanaklar var. Dönüş yaptığım için gerçekten çok mutluyum.

Video

29.05.2013 Kurumsal, Uluslararası, Uluslararası Faaliyetler